admin
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. 🌄 Nurdağı’nın Tarihî Serüveni

🌄 Nurdağı’nın Tarihî Serüveni

nurdağı
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Nurdağı, Anadolu’nun en eski geçitlerinden birinde yer alır. Mezopotamya ile Akdeniz’i, Suriye ile Anadolu’yu birbirine bağlayan yolların kavşağında bulunması, ilçeyi tarih boyunca önemli bir merkez haline getirmiştir. İlk Tunç Çağı’ndan Orta Tunç Çağı’na, Kalkolitik dönemden Bizans’a kadar uzanan süreçte bu topraklar, göçlerin ve ticaretin ana güzergâhı olmuştur. Yapılan arkeolojik kazılar, bölgenin binlerce yıl boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını ortaya koymaktadır.

🏺 Hititlerden Bizans’a Uzanan Yol

Hitit İmparatorluğu döneminde Kargamış Krallığı ve Sam’al (Zincirli) bölgesi, Nurdağı çevresinde güçlü birer merkezdi. Sakçagözü (Keferdiz) beldesi, Sam’al Krallığı’nın önemli yerleşimlerinden biri olarak öne çıkmıştır. İlçeye bağlı Karaburçlu köyünde bulunan Barrakip’e ait mühür ve yazıt, Nurdağı’nın Geç Hitit kültüründeki yerini kanıtlayan en değerli buluntulardan biridir.

Zincirli Höyük ve Sakçagözü Coba Höyüğü’nde çıkarılan eserler bugün Gaziantep Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Osmaniye’nin Kadirli ilçesindeki Karahöyük ile Zincirli Höyük’ü birbirine bağlayan Aslanlı Beyi yolu ise Nurdağı’nın Olucak Köyü civarından geçer. Bu yolun kalıntıları hâlâ ormanların içinde görülebilmektedir.

Bizans döneminde Nurdağı, sınır bölgesi olarak önemini korumuştur. İlçedeki Ukkaşiye Türbesi’nin bulunduğu tepede bir kilise ve mabedin varlığı, Hristiyanlığın ilk dönemlerinde buranın dini bir merkez olduğunu gösterir. Hisar Köyü civarındaki Bizans kalesi ise bölgenin stratejik önemini pekiştirir.

⚔️ İslam Orduları ve Hz. Ukkaşe

İslamiyet’in yayılmasıyla birlikte Nurdağı, Hz. Ömer ve Hz. Ali döneminde İslam ordularının geçiş güzergâhı olmuştur. Halid bin Velid’in komutasındaki birliklerden birinin başında Hz. Ukkaşe bulunuyordu. Onun komutasındaki ordu, Antakya ve Hatay üzerinden İslâhiye ve Nurdağı’na ulaşarak Maraş ve Malatya’ya doğru ilerlemiştir. Bu mücadeleler sonucunda Bizanslılar Cebeli Bereket dağlarının ardına çekilmek zorunda kalmıştır.

🕌 Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı Dönemleri

Abbasi Halifesi Seyfü’d Devlet zamanında bölge “Avasım Eyaleti” olarak adlandırılmıştır. 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Emir Afşin komutasındaki Türk boyları Nurdağı ve çevresine yerleştirilmiş, böylece Anadolu’nun Türkleştirilmesi süreci bu topraklardan başlamıştır.

Selçukluların hâkimiyetinden sonra Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı topraklarına katılan Nurdağı, Osmanlı’nın son döneminde aşiretlerin mücadele alanı haline gelmiştir. Mısırlı İbrahim Paşa’nın Suriye’yi işgali ve geri çekilmesiyle birlikte Celikanlı ve Delikanlı aşiretleri arasında çekişmeler artmış, bölgede asayiş sorunları yaşanmıştır.

1868’de Derviş Paşa, 15 bin kişilik bir orduyla bölgeyi imar ve iskân çalışmalarıyla düzenlemiş, araziler aşiret reislerine tapularıyla dağıtılmıştır. Bu süreçte Delikanlı aşireti Kilis-İslâhiye yolunun güneyine, Celikanlı aşireti doğusuna yerleştirilmiş; Karaman oğullarına mensup bazı aileler ise Sakçagözü ve Hisar civarına iskân edilmiştir.

 Cumhuriyet Dönemi

Cumhuriyet’in ilanından sonra bölgede yeniden asayiş sorunları baş göstermiştir. 1933 yılında Nurdağı, Gaziantep’e bağlanarak idari açıdan daha düzenli bir yapıya kavuşmuştur. Bu karar, hem güvenliği sağlamak hem de bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimini hızlandırmak amacıyla alınmıştır.

Nurdağı’nın tarihi, medeniyetlerin kavşağı olma özelliğini taşır. Hititlerden Bizans’a, İslam ordularından Osmanlı’ya kadar her dönemde stratejik bir merkez olmuştur. Bugün ilçede yükselen TOKİ konutları ve rezerv alanlarda anahtar bekleyen vatandaşların sabrı, aslında bu toprakların tarih boyunca taşıdığı bekleyiş ve mücadele ruhunun bir devamıdır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Reklamilan ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!